Hakkımızda

2007 yılında Yalova Altınova’da kurulan Sefine Tersanesi, yeni inşa, gemi onarım, dönüşüm ve çelik konstrüksiyon alanında çalışan bir Kolin Holding kuruluşudur.

01Şirket Profili

Geleceği İnşa Ediyoruz

Sefine amblemi ve havadan gemi görüntüsü

Sefine Tersanesi, bir sermaye şirketi olan Sefine Denizcilik Tersanecilik Turizm San. ve Tic. A.Ş.’ne aittir. Faaliyetlerine 2007 yılında başlayan Sefine Tersanesi, kısa zamanda denizcilik sektörünün en önemli oyuncularından biri haline gelmiş olup yeni gemi inşa, gemi bakım/onarım/dönüşüm hizmetleri ve büyük çelik yapı projelerini aynı anda yapabilen ülkemizin sayılı tersanelerinden biridir.

Sefine Tersanesi, Marmara Denizi kıyısında Yalova-Altınova’da 300.000 m²’lik alan ile bölgesinin en büyük tersanelerinden biri olarak önemli bir konuma sahiptir. Sefine Tersanesi, kurulu tersane alanı yanı sıra iş hacmi ve çeşitliliğiyle de en büyük tersane olarak öne çıkmaktadır. 90.000 DWT Post-Panamax kapasitesi ile bölgesindeki en büyük kuru havuzu, biri 40.000 ton kaldırma kapasitesine diğeri ise 75.000 ton kaldırma kapasitesine sahip yüzer havuzları ile yüksek kalitede ve kapasitede gemi bakım/onarım/dönüşüm hizmetlerini sağlamaktadır.

Norveç, İtalya, Hollanda, İngiltere, Estonya ve Faroe Adaları gibi denizcilikte söz sahibi ülkelere yeni gemi inşaatı ihracatı gerçekleştiren Sefine, Canlı Balık Taşıma Gemisi inşaatında Dünya’da birinci konumdadır.

Sefine, gelişen teknolojiler doğrultusunda yeni nesil otonom ve sürü insansız deniz araçları alanında hem Ar-Ge çalışmalarını hem de ürün teslim faaliyetlerini yürütmektedir.

Bugüne kadar 50’den fazla gemi inşasını başarı ile tamamlamış olan Sefine Tersanesi, 43 farklı ülkeye ürün ve hizmet ihracatı gerçekleştirmiştir. TİM’in gerçekleştirdiği Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı 2020 Araştırması’nda, Gemi İnşa Kategorisi’nde ihracat şampiyonu olmuştur.

Kurulduğu günden beri Türk denizcilik sektöründe öncü olan Sefine Denizcilik Tersanecilik Turizm San. ve Tic. A.Ş., alt yüklenici personeli de dahil olmak üzere 6000’den fazla çalışanı, sürekli olarak yaptığı yatırımlar, ihracattaki başarısı, öncü Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleri ve dünya standartlarında sunduğu ürün ve hizmetlerle, Koloğlu Holding iştiraklerinden biri olarak, sektörüne ve ülke ekonomisine yüksek katma değer sağlamaya devam etmektedir.

Sefine… Hayallerin Tutku ve İnovasyonla Şekillendiği Yer

02Tarihçe

Tarihçe

Sefine Kilometre Taşları

  1. 2007

    Kuruluş altyapı çalışmaları

  2. 2010

    İlk çok amaçlı kargo gemisi teslimatı

  3. 2010

    Kuru havuz operasyon başlangıcı

  4. 2012

    İlk dönüşüm projesi: ULFAT

  5. 2012

    Tersanecilik sektöründe ilk kadın çalışan istihdamı

  6. 2014

    İlk anahtar teslim feribot: IBESTAD

  7. 2015

    İlk canlı balık taşıma gemisi teslimatı: GASØ VIKING

  8. 2016

    İlk dizel elektrikli feribot teslimatı: LEIGER

  9. 2016

    Tandem gemi indirme operasyonu

  10. 2018

    İlk LNG feribot: E110

  11. 2018

    500. gemi tamir faaliyeti

  12. 2018

    SFN DOCK 2 operasyon başlangıcı

  13. 2018–2019

    Yalova bölgesi vergi şampiyonluğu

  14. 2020

    Kendi sınıfında dünyanın en büyük elektrikli feribotu: BASTØ ELECTRIC

  15. 2020

    İlk LNG ile çalışan canlı balık taşıma gemisi anlaşması (VLCC)

  16. 2020

    Altınova Tersaneler Bölgesi’ne gelen en büyük tanker

  17. 2020

    TİM Gemi, Yat ve Hizmetleri alanında ihracat şampiyonu

  18. 2021

    Dünyanın en büyük canlı balık taşıma gemisi: GASØ HØVDING

  19. 2022

    Eş zamanlı 21 tamir gemisi bakım onarım faaliyeti

  20. 2022

    Great Place To Work en iyi işveren listesi

  21. 2022

    150.000 m²’den 250.000 m²’lik faaliyet alanına geçiş

  22. 2022

    Eş zamanlı üç gemi indirme operasyonu

  23. 2022

    Eş zamanlı 12 BWTS işlemi

  24. 2023

    Gemi bakım onarımda 1000. tamir gemisi

  25. 2024

    Türk Donanması’nın en büyük ikinci ve milli tasarıma sahip en büyük gemisi olan denizde ikmal muharebe destek gemisi TCG Derya (A-1590)’nın teslimi

  26. 2024

    Türk Donanması envanterindeki ilk silahlı insansız deniz aracı MARLİN SİDA (TCB-1101)’nın Türk Deniz Kuvvetleri’ne teslimi

  27. 2025

    SFN DOCK 3 operasyon başlangıcı

03Yönetim
Demir Koloğlu, İcra Kurulu Başkanı
DEMİR KOLOĞLUİcra Kurulu Başkanı

Değerli Sefine Çalışanları,

Yazılarımda defalarca belirttiğim üzere, Türkiye'de ihracat yapan firmaların durumu her geçen gün daha da kötüleşiyor. Bu durumun nedeni olarak kimi çevreler, bu yıl devam eden savaşları ve hâlen süren İran-İsrail-ABD gerilimini gösteriyor. Bazılarına göre ise asıl sebep; ucuz iş gücü ve ölçek ekonomisini son derece etkin kullanan Çin Halk Cumhuriyeti'dir.

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Engin Irmak Bey'in bir yazısı dikkatimi çekti. Tespitlerini o kadar yerinde buldum ki, altına kendi imzamı atabilecek kadar beğendim. Aşağıda sizlerle de paylaşmak istedim:

Türkiye sanayisini Çin çarpmadı. Türkiye sanayisini; ölçmeden yönetme alışkanlığı, kişiye bağımlı yapı, verisiz kararlar ve günü kurtarma kültürü çarptı. Çin sadece sonucu hızlandırdı.

30 yıla yaklaşan profesyonel hayatımda çok net gördüm:

Bir fabrikanın gerçek problemi çoğu zaman makine değildir. Çünkü aynı makinelerle, aynı ülkede, aynı ekonomik şartlarda, aynı insan kaynağıyla bile bir fabrika büyürken diğeri eriyebiliyor. Farkı oluşturan şey: karar kalitesi, organizasyon disiplini ve kültürdür. 30 yıla yaklaşan profesyonel hayatımda; aynı insan kaynağıyla büyüyen operasyonlar, yeniden ayağa kaldırılan üretim sistemleri ve %300-%400 seviyelerinde kapasite artışları gördüm. Bir fabrikanın yönetimine başladığımda ilk hafta neredeyse hiç konuşmam. Gözlem yaparım. Çünkü fabrikanın gerçek sesi toplantı salonunda değil, sahada duyulur. Her sabah insanlar daha makinelerin start tuşuna basmadan Gemba yürüyüşü yaparım. Çalışanların yürüyüşünden, düzenden, temizlikten, yarı mamul akışından, insanların birbirine yaklaşımından fabrikanın nabzı okunur. Benim için operatörün gözüne bakmadan üretim yönetilmez. Çünkü bazen bir fabrikanın en doğru verisi ERP ekranında değil, sessizleşmiş bir çalışanın yüzündedir. İlk haftanın sonunda fabrikanın röntgeni ortaya çıkar. İkinci hafta verileri, saha gözlemlerini ve yönetici görüşlerini birleştirir; işletmenin kas gücünü, risklerini ve potansiyelini analiz ederim. Üçüncü hafta ise yönetime sadece teşhis değil; tedavi, risk, yan etki ve zaman planı içeren gerçek bir dönüşüm haritası sunarım. Çünkü yönetim sadece hedef koymak değildir.

Yönetim; insanı, sistemi, kültürü ve olasılıkları birlikte yönetebilmektir. Türkiye'nin Çin karşısındaki asıl problemi düşük maaş değil. Karar kalitesi.

Bu yazıya ekleyebileceğim tek tespitim, Çin Halk Cumhuriyeti yönetiminin, süreçleri yönetmedeki çevikliği de bu tabloyu tamamlayan önemli bir etkendir. Çin, evrilen sanayi dünyasında başlangıçta düşük maliyetli iş gücü avantajını kullanarak yabancı sermayeyi ülkesine çekmiş, bu süreçte üretmediği ürünleri ters mühendislik yoluyla analiz ederek üretmeyi öğrenmiştir. Ardından, küresel rekabetin katma değerli üretime kaydığını görerek çip, robotik ve ileri teknoloji gibi alanlara yönelmiştir.

Bununla da yetinmeyerek, güçlü bir ülke olmanın güçlü bir savunma sanayii ve orduya sahip olmaktan geçtiği yaklaşımıyla uzay sanayii ve savunma teknolojilerine yönelik yatırımlarını hızlandırmış; uydu sistemleri ve ileri askeri teknolojilerin geliştirilmesinde önemli bir ivme yakalamıştır. Sonuç olarak, dünyadaki değişimi son 40 yılda yakından takip edip tüm bu dönüşümlere çevik bir şekilde uyum sağlayabilen ülkeler, küresel rekabette belirleyici bir avantaj elde etmektedir.

Peki, bizim tersanemiz çevik yönetiliyor mu? Çevik olabilmek için ilk önce şirket içerisinde çeviklik kültürünü oluşturmak gerekir. Bu kültürü oluşturan ana parçalar; standartlaştırılmış ancak esnek iş akışlarının oluşturulması, üretimi destekleyecek dijital altyapılarla çevikliğin ölçülebilir hale getirilmesi, inisiyatif kullanarak hızlı karar alınabilmesi, departmanlar arası iş birliğiyle tüm birimlerin entegre olabilmesi ve eğitimle çalışanların sürekli güncel tutulmasıdır.

Açıkçası bu maddelerin çoğunu gerçekleştiriyoruz, ancak aksadığımız noktalar da yok değil. Samimi olarak söylemek gerekirse, bir sınava tabi tutulsak tersanemizin çevikliği için 100 üzerinden en az 75 puan alabileceğimizi düşünüyorum. Bu maddeler arasında bana kalırsa hâlen en zayıf olduğumuz nokta, iş birimleri arası entegrasyondur.

Her ne kadar yeni organizasyon şemamızla bu konuyu pekiştirebilmek adına birçok alt iş birimini merkeziyetçi bir yapıda birleştirmiş olsak da yalnızca organizasyonel olarak konuya yaklaşmak kolaycı bir tutum olurdu. Bu konuyu kökünden çözmek için, samimiyetle birbirimize olan ön yargılarımızı bir kenara bırakmamız ve ortak çıkarlarımızı ön plana almamız gerekir.

Suni gündemler yaratarak birbirimizi sürekli eleştirmek yerine, sorunların üzerine gitmemiz gerekirken insanların üzerine gittikçe; ortak aklın herkese hizmet edeceğini unutarak yalnızca kendi iş birimimizin çıkarlarını gözettiğimiz sürece, gerçek bir entegrasyondan bahsedemeyiz.

Her zaman söylediğim gibi, lütfen tüm ekip arkadaşlarım yazdıklarımdan kendi payına düşeni çıkarsın ve nasıl tam anlamıyla çevik olabileceğimizi içselleştirsin.

Tersanemizin güncel faaliyetlerine ve stratejik ilerleyişine dair bazı gelişmeleri de paylaşmak isterim.

Geçen sayımızdan bu yana NB 66 ve NB68 projelerimizi armatörlerine başarıyla teslim ettik. Sektörde yaşanan genel yavaşlama ve tıkanıklığa rağmen, mevcut güçlü operasyonel kabiliyetlerimiz ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu süreçte, değişen piyasa koşullarına uyum sağlayarak yeni stratejiler geliştirmeye ve üretim ile iş geliştirme faaliyetlerimizi daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.

İki yılda bir düzenlenen SAHA EXPO Fuarı'na, kurucu ortağı olduğumuz TAIS Shipyards'ın standıyla katılım sağladık. Fuar süresince, Kanada Savunma Tedarikinden Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Stephen FUHR'un özel sektör kapsamında ziyaret ettiği tek tersane olmamız; Sayın Bakan'ın ve Savunma Sanayii Başkan Yardımcımız Sayın Mustafa Murat ŞEKER'in huzurunda, Stratejik ve İnsansız Sistemler Araştırma Merkezimiz SİSAM ile Kanada merkezli Kraken Robotics firması arasında Katfish™ Yazılım Entegrasyonu ve Otomatik Hedef Tanıma (ATR) geliştirilmesine yönelik Mutabakat Muhtırası (MoU) imza törenini gerçekleştirmemiz, sektör ve basında geniş yankı uyandırdı.

Ayrıca Polonya Savunma Bakan Yardımcısı Sayın Paweł BEJDA'nın ziyaret ettiği yine tek tersane olmamız da dikkat çekti. Bunun yanı sıra Portekiz, Romanya ve Azerbaycan Deniz Kuvvetleri Komutanlıkları başta olmak üzere Körfez bölgesi dâhil farklı coğrafyalardan hem resmî hem de özel sektör temsilcileriyle tersanemizin imkân ve kabiliyetlerini paylaşma imkânı bulduk ve tersanemiz açısından oldukça verimli bir fuarı geride bıraktık.

Ülkemizin tamamlandığında gelmiş geçmiş en büyük savunma sanayii projesi olacak olan MUGEM Projesi'nin (Milli Uçak Gemisi Projesi) sac kesimini yaptık ve ilk double bottom bloğunu kızağımıza koyduk. Büyük bir ivmeyle imalatımıza devam ediyoruz.

Bu sene bahar aylarında ülkemiz bol yağış alıyor. Barajlarımız doluyor ve yaza su sorunu olmadan gireceğiz. Umarım içerisinde bulunduğumuz bu bereketli aylar, tersanemizin yılın geri kalanında da başarılı satışlar gerçekleştireceğinin, yeni ve kârlı işler alacağının habercisidir.

Sevgi ve saygılarımla,

DEMİR KOLOĞLU

İcra Kurulu Başkanı

04Kalite ve İSG

Kalite ve İSG

İş sağlığı, emniyet ve çevre; yeni inşa, gemi onarım, dönüşüm ve çelik konstrüksiyon işlerinin kalitesiyle birlikte yürütülür. Bu sayfada sertifika numarası yayımlanmamaktadır.

05Sertifikalar

Sertifikalar

Sertifikalar talep üzerine verilir. İletişim formunu kullanın veya [email protected] adresine yazın.

İletişim